Kürdistan aşktır

Dini, dili, rengi ne olursa olsun Kürdistana ait herşey...

23 Haziran 2013 Pazar

Tutuklanan ORGENERALLER ve Serbest kalan tecavuzcu uzman CAVUSLAR


Ceza Muhakemeleri Kanunu(CMK) 100'de sayılan tutuklama nedenleri aşağıdadır; CMK'dan madde okumak sıkıcı geliyorsa okumadan geçip, "İlker Başbuğ neden tutuklandı?" başlığından itibaren okuyup, ihtiyaç hissederseniz verdiğim madde, fıkra, bend numaralarını kontrol için geri dönüş yapabilirsiniz!

TUTUKLAMA NEDENLERİ


Madde 100 (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:



a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.


(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:


a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (Madde 76, 77, 78),

2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),

3. (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.17.md) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
4. İşkence (Madde 94, 95)

5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),

6. Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),

7. (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.17.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188),

9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220),

10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (Madde 302, 303, 304, 307, 308),

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu Maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./11.mad) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Elbette tüm bir tutuklama nedenlerini ele alıp akademik bir eser yazma derdinde değilim; maksadım toplumumuzun G.Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmasıyla farkettiği; ancak biz hukukçuların sürekli şikayet ettiği tutuklama talebini güncel olayların perspektifinde ele almak, toplumun yoğun ilgisi olan bu konuda onları aydınlatmaktır. Bu sebeple sadece konuyla alakalı kısım üzerinde duracağım.

İlker Başbuğ neden tutuklandı?

İlker Başbuğ, yeşil zeminde madde (3) te "aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvetli şüphe varsa tutuklanır" denmesi yüzünden tutuklanmıştı. O gün hukukçu olmayanlar da, insanın suçlu ya da suçsuz olmasına, kariyerine, ne büyük bir adam olmasına bakılmaksızın, bu maddedeki suçlardan biriyle hakkında iddianame tanzim edilip Sorgu Yargıçlığına tutuklanma talebi ile sevkedildiğinde, o kişinin tutuklanacağını öğrendi ve bunun sakıncalarını konuşmaya başladı. Oysa daha önce biz hukukçular, sistemin yanlış olduğunu sürekli dile getirdiğimiz halde duyan takan olmamıştı...

Bu madde (3) kapsamındaki bir suçtan hakkınızda iddianame düzenlendiğine göre bu sizin o SUÇU İŞLEDİĞİNİZE DAİR KUVVETLİ ŞÜPHE SEBEPLERİNİN VARLIĞINI GÖSTERİR. Cümlenin ilk kısmında zikrolunan "kuvvetli şüphe" şartı gerçekleşmiş olur... 

O zaman sorgu yargıcı bakar, önüne gelen suç bu CMK madde 100/3'te sayılan suçlardan mı? Hazır elinde "kuvvetli şüphe" unsuru var; dava açılmış bu kuvvetli şüphe yüzünden...
Başbuğ için; 3/11; (sarı zeminde kırmızı renkli 11) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar'ı, bu kapsamda saymıştır. İşte Başbuğ CMK100/3'te sayılan suçlardan birini işlediği, yani darbeye teşebbüs suçunu işlediği hakkında kuvvetli şüphe sebepleri var diye NORMAL OLARAK tutuklandı.


Bu da bir kere daha gösteriyor ki, "KATALOG SUÇLAR" (yani katlogta, kanunda listeyle belirtilen suçlar)'dan birinden suçlanarak Sorgu yargıcı önüne çıkarsanız, kesinlikle kim olursanız olun, tutuklanırsınız!!!


t.c.avüz sanıkları u.çavuşlar niçin serbest?

Şimdi gelelim, salıverilen küçük kıza tecavüz sanığı uzman çavuşlara... Dosyadaki gizlilik kararı yüzünden gidip inceleyemiyor, gerçeğe ulaşamıyoruz; ancak tecavüz ile alakalı suçların m.100/3'te katalog suçlar arasında 

5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),
6.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103), şeklinde yer aldığını biliyoruz. Ayrıca belki de bu kıza karşı işlenen bu tecavüz  (cinsel saldırı) olayı, TCK  Madde 77- (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:ve f)bendinde "Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı" sayar. Yani bu olay belki de insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında dahi olabilir; Ancak kesin olan şudur ki, katalog suçlardan, yani TCK m.100/3'te sayılan suçlardan biriyle yargılandığınızda tutuklanacak oluşunuz ve cinsel saldırı, cinsel istismar suçları görüldüğü gibi bu kapsamdadır.


Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ neden tutklandıysa, aynı şekilde bu t.c.avüzle suçlanan uzman çavuşlar da o sebepten tutuklanmalıydılar.

Salıverilmeleri bir tek anlama gelir: Bunlar hakkında dava açmaya dahi yetmeyecek şekilde tutarsız beyanlar, suçun işlendiğine kanaat verecek hiçbir şeyin, delilin olmaması... Bu durumda dava açılmaması gerekirdi; dava açıldığına göre demek ki dosyada suçun işlendiğine dair şüphe uyandıracak ifade ve deliller var...İlk bakışta beraat alacakları anlaşılan bir dosya olsaydı savcılık zaten hiç iddianame düzenleyip dava açıp tutuklamaya sevk etmezdi sanıkları...

Hani derler ya "Askerde general tanıyacağına çavuş tanıAnlaşılan o ki, bugün artık öle bir duruma geldik ki, "Askerde Genelkurmay Başkanı Orgeneral olacağına, cemaatçi çavuş ol! daha iyi!!!"

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger Tricks

http://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3692835353982365267#overview/src=dashboard