Kürdistan aşktır

Dini, dili, rengi ne olursa olsun Kürdistana ait herşey...

21 Haziran 2013 Cuma

En eski Kürt alfabesi

Mesudi (1) der ki, “Kürdler Araplar ve Farslara komşu olarak yaşadılar. Onların dillerinden etkilendiler. Dillerine birçok yabancı kelime girdi. Kürdlerin her bir kolunun kendine özgü bir dili vardır.”
Kürdlerin ilk olarak hangi alfabeyi kullandıkları hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kesin bilinen şey İslamiyeti kabulden sonra Farslar vs. milletler gibi Kürdlerin de Arap alfabesini kullandıkları yönündedir. Nitekim şu anda bilinen en eski Kürd edebiyat eserleri bu alfabe ile kaleme alınmıştır. Burada akla gelen soru tabii ki İslamdan önce Kürdlerin hangi alfabeyi kullandığı sorusudur. İşte bu sorunun cevabını ünlü Keldani bilim insanı İbn Wahşiyye tarafından kaleme alınan antik alfabelerle ilgili eserde buluyoruz.
Tam adı Ebubekir Ahmed b. Ali b. Qays b. Muxtar b. Abdulkerim b. Harşiyya b. Bedniyya b. Bernatiyya b. Alatiyya el-Kesdani olan İbn Wahşiyye, Kufe’ye yakın bir kasaba olan Qissin ve Cünbüla şehirlerine mensuptur. Keldanilerin önde gelen ilim insanlarındandır. Sihir Tılsım, Kimya, Antropoloji, Ziraat, Dinler Tarihi, Mühendislik gibi alanlarda derin bilgi sahibiydi. Öte yandan Abbasiler döneminde önemli tercüme faaliyetlerinin içerisinde yer alanlardan biriydi. Keldanice ve Kürdce’den birçok eseri Arapçaya çevirdi. Doğum tarihi bilinmeyen İbn Wahşiyye 908 yılında öldü. (2)
İbn Wahşiyye Antik dönemde kullanılan alfabelere dair kaleme aldığı Şewqu’l-Müsteham Fi Marifeti Rumuzu’l-Aqlam (Kalemlerin Sembollerini Öğrenmeye Tutkun Kimsenin Arzusu) adlı eserinde yer verdiği alfabeler arasında Kürd alfabesi de yer almaktadır. İbn Wahşiyye konu ile ilgili olarak şunları söylemektedir: “Antik dönem Kürdlerinin önde oldukları bilim dalları Tarım ve Botanik gibi tabiat bilimleriydi. Kürdler kendilerinin Pinoşad’ın soyundan geldiklerini iddia ederlerdi. Hz. Âdem’e nisbet edilen Tarım Kitabı, Safaris ve Kosami’ye ait kitaplar onların sıkça başvurduğu kitaplardı. Kürdler Yedi Kitabın yanı sıra Dewanay’a ait Mushafın kendilerinde olduğunu, sihir ve büyü ilimlerinde bilgi sahibi olduklarını iddia ederlerdi.”
İbn Wahşiyye daha sonra Kürd alfabesiyle yazılmış eserlerin varlığından hatta bir defasında 30’a yakın Kürdce kitap gördüğünden şöyle söz eder:“Antik dönem yazılarından bir diğeri de bünyesinde başka alfabelerde bulunmayan farklı harfler bulunan ve Kürdlerin iddiasına göre ataları Pinoşad ve Masi es-Sorati’nin kendi eserlerini kaleme aldıkları alfabedir. Burada Arapça karşılıklarını bulamadığımız bazı harflerin başka alfabelerde benzerlerini bulamadık. Gerçekten bu alfabe oldukça ilginç ve değişik bir alfabedir. Ben Bağdat’tayken bir lahit içerisinde bu alfabeyle yazılmış 30’a yakın kitap gördüm. İşte bu, söz konusu alfabedir.” (3)

İbn Wahşiyyenin gördüğü bu kitaplar acaba kim tarafından ve hangi konularda yazılmıştı?

Bu sorunun cevabını kısmen de olsa yine kendisi verecektir. “Şam’da bu alfabeyle yazılmış iki tane kitabım vardı. Biri üzüm bağları ve hurma ağaçlarının dikimi ile ilgiliydi. Diğeri ise su kaynaklarının tesbiti, kaynağı belli olmayan pınarların kaynaklarını bulma ve yüzeye çıkarma yöntemleri ile ilgiliydi. Ben bu kitapları Kürd dilinden Arap diline tercüme ettim. Bunu yapmaktaki amacım insanların bu eserlerden yararlanmalarını sağlamaktı.”(4)
İbn Wahşiyye’nin Kürdce’den çevirdiği eserlerin Arapça isimleri ise şunlardır: -Eflahu’l-Kermi we’n-Naxl -İlelu’l-Miyah we Keyfiyyetu İstixraciha we İstinbatiha mine’l-Eradi’l-Mechuleti’l-Asl.
Kürdlerin Botanik alanında yaptıkları araştırmalar erken bir dönemde literatüre yansımıştır. Nitekim yukarıda da kendisinden bahsedilen Ebu Hanife ed-Dinewerî, bilinen en eski Botanik Ansiklopedilerinden biri olanKitabu’n-Nebat’ı kaleme aldı. Bu kitabı inceleyen ve yayınlayan Muhammed Hamidullahkitaptaki bitki isimlerinin Arapça ve Farsça olmayan başka bir dilde yazıldığını söyler. İlk etapta Grekçe olduğunu düşünmüş. Çünkü Müslümanlar botanik eserlerini Grekçe yazılmış Dioskorides’in Süryanice çevirilerinden Arapça’ya aktarmıştı. Bu nedenle Grekçe bitki isimlerinın kullanımı Müslüman botanik alimleri arasında yaygınlık kazanmıştır. Hamidullah, Dioskoridesle yaptığı mukayeseden sonra bu isimlerin Grekçe olmadığını gördü.Aslında bu isimler Dinewerî’nin mensubu olduğu Goraniceden başkası değildi. Dinewerî’nin bu konu ile ilgiliKitabu’n-Nahl ve’l-Asel isimli Bal ve Bal Arısını konu edinen bir başka eseri daha mevcuttur. (5)
Bu alfabenin varlığı Kürdce eserlerin erken bir tarihte kaleme alındığını bunun yanı sıra yazılan eserlerin bilim eserleri olduğunu ve Abbasiler döneminde başlayan tercüme faaliyetlerinde Arapça’ya çevrilen eserler arasında Kürdce eserlerin de bulunduğunu ortaya koyması açısından son derece önemlidir. Kürd edebiyatının kökeni ile ilgili yapılan araştırmalara yeni bir katkı olması açısından bu belge önemlidir. 1806 yılında ünlü Osmanlı tarihçisi Oryantalist Josef Van Hammer-Purgstall tarafından Viyana Kütüphanesi Arapça El Yazmalar Bölümü 68 numarad kayıtlı nüshadan istifade ile yayınlanan bu eser ancak 2003 yılında Beyrut’ta İyad Xalid et-Tebbatarafından tıpkıbasım yapılınca yeniden bilim dünyasına sunulmuş oldu. Eserin diğer nüshaları Paris Bibliotheque Nationale (Ulusal Kütüphane) 6805 numarada 131 yapraklı bir nüshası ile Tahran Sipehsalar Kütüphanesindeki muhtasar nüshalardır.
İbn Wahşiyye’nin yaptığı çevirilerin akıbeti ne oldu bilemiyoruz. Dünya kütüphanelerinde bulunan Arapça el yazmalarının hemen hemen hepsini taramamıza rağmen bu çevirilerin izine rastlayamadık. Endişemiz şu ki Moğollar, Mezopotamya’yı işgal edip ünlü Bağdat kütüphanelerini yaktıklarında bu çevirilerin bu esnada yok olmasıdır. Umud ederiz ki bu çeviriler bir gün gün yüzüne çıkar ve daha net bilgiler kavuşuruz. Ancak elimizdeki bu alfabenin varlığı bile çok büyük bir şanstır. Bu alfabeden hareketle Mezopotamya ve civarında bulunmuş antik döneme ait tabletler incelenebilir ve bu alfabe ile yazılmış dökümanlar okunup Kürdolojinin karanlık tarafları aydınlatılır.
——————————————-
(1) Mesudi, s. 122-123
(2) Hayatı ve eserleri için daha geniş bilgi için bkz. İbnu’n-Nedim, Kitabu’l-Fihrist, thq. Rıza Teceddüd, Tahran 2003, 305, 372, 379, 419-424; İbnu’l-Ekfani, İrşadu’l-Qasıd İla Esna’l-Meqasıd, thq. Mahmud Fahvi, Beyrut 1998, 68, 70, 73
(3) İbn Wahşiyye, s. 204
(4) İbn Wahşiyye, s. 205
(5) Geniş bilgi için bkz. Ebu Hanife ed-Dinewerî, Bal ve Bal Arısı, trc. Ümit Demirhan, Hivda İletişim, İstanbul 2008

Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger Tricks

http://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3692835353982365267#overview/src=dashboard